HAYATIN İÇİNDEN
HAYATIN İÇİNDEN
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ormanın içinde küçük bir evde Ayça ve ailesi yaşıyormuş. Ayça sarı saçlı mavi gözlü çok güzel bir kızmış.Ayça hayvanları çok sever ve insanlara yardım etmekten çok hoşlanırmış . Ormanda yaşayan herkes Ayça'yı çok severmiş. Ayça her zaman ki gibi ormanda dolaşırken ağaç kovuğuna sıkışmış ve çıkmaya çalışan bir sincap görmüş. ( Canan Ulukurt -Elif Neva Y.-Berat Halil Y.-Elif Rana Ö.)
Bu duruma çok üzülen, sincabı kurtarmak isteyen Ayça hemen ağaca tırmanmak istemiş.Fakat Ayça'nın yükseklik korkusu olduğu için bunu yapması imkansızmış.Hemen ağacın dibine oturup üzgün üzgün düşünmeye başlamış.O sırada ormanda dolaşmaya çıkan Benekli Zürafa Ayça'yı görmüş.Neden üzgün olduğunu merak ederek sormuş.Ayça üzgün gözlerle ağaç kovuğuna sıkışmış ve çıkmaya çalışan sincabı göstermiş.(Pınar Has- M.Ayşe K.- Kevser S.- Yavuz S.Eilf Beyza D.)
Zürafa Ayçaya yardım edebileceğini ama bunun karşılığında küçük bir isteğinin olduğunu söylemiş. Ayça'da önce sincaba yardım edebileceği için sevinmiş sonra da ben bir zürafa için ne yapabilirim ki deyip şaşırmış. Zürafa Ayça'nın merakını görüp merak etme senden zor bir şey istemeyeceğim benim küçük bir yavrum var ama çok hasta ne yaptıysam iyileşmiyor kasabadan bir veterinere ormanda yaralı bir zürafa gördüğünü söyleyip yardım ister misin? demiş. Ayça da yine üzülerek, 'elbette söylerim önce sincabı kurtaralım sonra da senin yavrunu.' demiş. Zürafa sincabı ağaç kavuğundan kurtarmış. (Elif ÖZGÜL- Hira DEMİR-Hamza DURGUN- Zeynep R.DEMİR)
Sincap kurtulmuş sıra zürafanın yavrusuna gelmiş.Hemen veterineri arayıp yaralı bir zürafa yavrusu olduğunu ve ormana gelmesi gerektiğini söylemiş.Veteriner Ayça'nın sözüyle hemen ormana gelmiş.Zürafanın yavrusu çok hastaymış.Doktor ona iyi gelebilecek bir iksirin ormanın derinliklerinde bulunduğunu ,onu bulurlarsa ancak iyileşebileceğinden bahsetmiş.Ama bu iksiri bulmak için ormandaki bütün hayvanların işbirliği gerekiyormuş.Birbirlerine yardım ederlerse ancak başarırlarmış.İş gene Ayça'ya düşmüş.Bütün hayvanları ormandaki toplantı alanına çağırmış.(Turgut Tonuç-Ravza -Ali-Ahmet-Hiranur-Irmak-Fatma Zehra)
Tüm hayvanların toplantı alanına gelmesiyle Ayça zürafanın yavrusunun durumunu anlatmış.Tüm hayvanlar iksiri nasıl bulacağını kara kara düşünmeye başlamış.Kurnaz tilki gruplara ayrılıp aramayı önermiş.Konuşmaya dahil olan fil ayrılıp aramanın zor olacağını, iksirin yerini sadece ormana dair her şeyi bilen yaşlı bilgeden öğrenebileceklerini söylemiş. Bu fikir tüm hayvanların hoşuna gitmiş.Ayça,fil, kurnaz tilki ve benekli zürafa yaşlı bilgenin evine doğru yola koyulmuş.Yaşlı bilgenin evine ulaştıklarında Ayça bilgeye her şeyi anlatmış.Yaşlı bilge iksirin yerini bildiğini fakat ona ulaşmanın çok zor olduğunu söylemiş.Çünkü iksirin bir koruyucusu varmış.(Duygu ÇAKIR-Musa ARAS-Elif ŞAFAK-Kadir KARS)
Bu iksirin koruyucusu Altın Dağı'nın zirvesinde Düş Mağarasında yaşayan kaplumbağadaymış.Ayça ve hayvan dostları hiç vakit kaybetmeden iksire ulaşmak için yolculuğa çıkmışlar .Altın Dağına ulaşmak hiç de o kadar kolay değilmiş.Hiç durmadan yürümüşler.Sonunda dağın zirvesini görmüşler .Ancak gözlerine inanamışlar.Dağ o kadar yüksek ve dikmişki çıkmaları olanaksızmış.Fil dağa çıkmayı denemiş başarılı olamamış.Bu dağın zirvesine çıkmanın bir yolu olmalıymış .Tüm hayvanlar birlik olup çözüm bulmaya çalışmışlar.Kurnaz tilki tam bu sırada ağaçların arasında bir ağaçkakan görmüş.
(MERVE TOSUN -İLA G.-ÖMER B.-MEDİNE Ö.-MERVE B.)
Kurnaz tilki ,Ayça ve hayvan dostlarına dönerek bize ancak bir kuş yardım edebilir demiş.Benekli zürafa ağaćkakana hemen olanları anlatmış ve yardım istemiş.Ağackakan uçarak dağın zirvesine ulaşmış.İksirin koruyucusu kaplumbağanın yanına girmiş.Kaplumbağa çok bilgili ve heybetli duruyormuş.Ağaçkakanın istediği iksiri ona verebileceğini ancak bilmeceyi doğru cevaplamaları gerektiğini söylemiş ve bilmeceyi sormuş.İçinde kalırsa küçülür,paylaştıkça büyür.Ağaçkakan hemen Ayça ve hayvan dostlarının yanına ulaşmış ve olanları anlatıp bilmeceyi sormuş.Uzun bir sessizlik olduktan sonra Ayça heyecanla ben biliyorum cevabı demiş.
(Yağmur YAYLA-A.Kerem -Aykız Ç.-M.Akif-Meryem Y.-Zeynep K.Halil Etem.)
Ayça cevabın büyülü ormanın derinliklerinde üç kafadar ayının yaşadığı bir mağarada saklı olduğunu söylemiş. Bunu duyanlar şaşkınlıktan ağızları açık bir şekilde kalmışlar. Buraya gidebilmek neredeyse imkansızmış. Ama Ayça ve hayvan dostları cevabı almayı çok istedikleri için koyulmuşlar büyülü orman yoluna. Az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler. Üç kış üç yaz geçirmişler. Sonunda varmışlar büyülü ormanın girişine. Orman muhafızları seslenmiş :
-Heyy! Nereden gelirsin? Nereye gidersin? Söyle bakalım bana ne verirsin içeriye girerken.
Ayça ve hayvan dostları yanlarında kalan son yiyecekleri muhafıza verip yollarına devam etmişler. Orman o kadar güzelmiş ki neden ormana geldiklerini unutmuşlar bir sağa bakmışlar mor ağaçların üstünde kristal bir şato yükseliyormuş. Sonra sola dönmüşler üstünde peri tozları uçuşan rengarenk çiçekleri görmüşler. İlk önce gidip onları yemeye karar vermişler. Ama bir türlü oraya varamıyorlarmış. Gitmeye çalıştıkça daha çok batmışlar. Battıkça batıyorlarmış. Derken uzaktan kulakları sağır eden bir ıslık sesi gelmiş. Islık sesi ile birlikte Ayça ve hayvan dostları daldıkları hayal dünyasından ayılmış. Büyü bozulunca etrafında olanların farkına varan dostlar ıslığın geldiği yöne bakmışlar. Islığın sesi uzaklardan "Bir dost " diye bağırmış ve gözden kaybolmuş. Dostlar yollarına devam etmişler. Yürümekten yorulup bayılana kadar yürümüşler. Durunca bir de bakmışlar ki mağaraya ulaşmışlar.
Seda ATMACI(Öykü ARAS, Dicle AYDIN, Görkem İLBAY)
Ayça ve arkadaşları biraz korkarak birazda merak ile mağaradan içeri girmişler. Mağarada biraz ilerledikten sonra mağaranın derinliklerinde heybetlimi heybetli 3 ayı görmüşler. İlk önce yanlarına gitmeye çekinselerde tüm cesaretlerini toplayıp 3 ayının yanına gidip durumu anlatmışlar. Ayılar heybetli göründükleri kadar iyi kalpliymişler ve bilmeceleri çok severlermiş. İçimizde kalıp küçülen paylaşınca büyüyen şeyin ''Mutluluk'' olduğunu söylemişler. 3 yardımsever aı Ayça ve arkadaşları yola çıkmadan önce geldikleri yolun 3 kış 3 yaz değil sadece bir kaç saat olduğunu, ormanın büyüsünden dolayı uzun zaman geçtiğini hissettiklerini söylemişler. Bunu duyan zürafa çok sevinmiş ve bilmecenin cevabını ağaçkakana götürmek için yola koyulmuşlar. Gelirken çoook uzun olduğunu düşündükleri yol ağaçkakanın yanına gidince çok kısa olduğunu anlamışlar. Cevabı ağaçkakana söylemişler, ağaçkakan bilmecenin cevabını kaplumbağaya ulaştırmış ve iksiri almış. Ağaçkakan çabucak iksiri Ayça ve arkadaşlarına ulaştırmış. İksiri içen zürafanın yavrusu hemencecik ayağa kalkmış bunu gören Ayça ve ormandaki tüm hayvanlar çok mutlu olmuşlar. Mutluluktan hepsi birbirine sarılmış böylece mutluluğun paylaşınca çoğaldığını hep birlikte görmüşler.
Şaban MEMİŞ (Ahmet Can K. , Serkan B. , Kübra A.)
Ayça tüm hayvan dostlarına teşekkür ederek evin yolunu tutmuş. Ertesi gün erkenden uyanmış. Güzelce kahvaltısını yapmış. Ormanda yaşadıklarını ve bilmecesini sınıf arkadaşlarına anlatmak için sabırsızlanıyormuş. Okuluna giden Ayça önce yaşadıklarını öğretmeni ve arkadaşlarıyla paylaşmış. Arkadaşları Ayça’ yı can kulağıyla dinlemişler. Sıra ağaçkakanın bilmecesine gelmiş. Ayça kocaman bir gülümsemeyle ‘’İçinde kalırsa küçülür, paylaştıkça büyür. İşte bilmecemiz. ‘’ demiş. Ayça’ nın gülümsemesi bütün sınıfa yayılmış. Bütün çocuklar birbirlerine gülümsemeye başlamışlar. Sınıfın en neşeli öğrencisi olan Neşe ‘’Buldummm.’’ diyerek fırlamış yerinden. ‘’ Mutluluk’’ demiş. (Zeynep GÜLER-Gürkan Kuşdağ-Rabiya Uğur-Rukiye Kılınç)
Pınar HAS Alparslan İlkokulu/ERZURUM
YanıtlaSilHarika bir ürün ortaya çıkardığımız için herkesi tebrik ediyorum